Eğer bu e-postayı düzgün göremiyorsanız, lütfen buraya tıklayın.
🐈 MediaCat Bülten'den merhaba
Brand Week Istanbul

Brand Week İstanbul 8-12 Kasım tarihleri arasında iş dünyasına felsefi bir soru yöneltiyor: 21’inci yüzyılda insan olmak ne demek?


İnsan, Fransız filozof Michel Foucault’nun milenyum şafağında söylediği gibi deniz kıyısındaki kumlar üzerine yazılan sözcükler misali sahile vuran dalgalarla silinmeye mahkum gelip geçici bir kavram mı? Yoksa erken modernliğin maceraperestlerinden Robinson Crusoe’nun tutsak olduğu ıssız adada yapayalnız geçen haftaların ardından kumsalda gördüğü ayak izinde yoğunlaşmış bir olasılık ve umut mu?


İnsan, hep zıtlıklarla tanımlanageldi bugüne dek. 21’inci yüzyılın farkı ise, insan sorusunun pek çok yeni uğrağı olması…

 

21. Yüzyıl İnsanlık Soruları

Brand Week İstanbul yeni ve acil sorularla geliyor.

 

Bir yanda varoluşsal sorular: Artan uzay maceraları bugüne dek evimiz dediğimiz yerle, Dünya İle olan ilişkimizi nasıl etkileyecek? Makine yaratıcılığı orijinal eserler ortaya koymaya başladığında, “zorunlu işler”i yapmak kime düşecek? Biyoteknolojik gelişmeler hastalıkları ya da yaşlılığı “askıya aldığında”, sahip olduğumuz daha fazla zamanı nasıl kullanacağız; daha çok iyilik için mi daha çok ihmalkârlık için mi? İklim krizi, su krizi ve tarım krizi, doğayı insan için bir hammadde olmaktan çıkarırken, ekolojik dengeleri daha adil düşünme iradesini gösterebilecek miyiz?

 

Diğer yanda ekonomik sorular: Orta sınıflar yok olmaya yüz tutarken, inovasyonu teşvik eden ve satın alan gruplar kimler olacak? Teknolojik üstünlük Dünya’nın doğusuna kayarken, kültürel ve yaratıcı hegemonya da Batı topraklarına veda edecek mi? Avrupa, küllerinden doğarak dijital geleceğimiz için sürdürülebilir bir alternatif olabilecek mi? Olimpiyatlar, medyada, oyunda ve uzaktan eğlencede ne tür yenilikleri beraberinde getirecek? Bir sabah uyandığında herkes kendini veri bilimci olarak mı bulacak yoksa geleneksel değerler arasından muhafaza etmeyi seçtiklerimiz olacak mı? Hızlanan zamanların, zayıflayan belleklerin ve tüketime çağıran bir yaşam deneyiminin içerisinde akıl sağlığımızı nasıl koruyacak; yaratıcı, üretken ve biricik olmayı nasıl başaracağız? Peki ya bilim karşıtları, onları nasıl ikna edeceğiz? Ya da artan mecralar arasında, hikâyemizi en etkili şekilde nasıl tasarlayacağız?

 

21’inci yüzyıl insanlık durumuna dair tüm bu soruların yanıtları yapım aşamasında. Bu sorulara vereceğimiz yanıtlar ya da yanıt verme çabaları, bir tüketici ya da vatandaş olarak insanın geleceğini; kültürün, ekonominin ve toplumun nasıl şekilleneceğini; yaratıcılığın hangi yeni kalıplarda eyleme dönüşeceğini anlamamıza katkı sağlayacak.

 
Image
 

Kısa Kısa Gündemler

Brand Week İstanbul bu yıl üç sahnede hem online hem de dijital olarak katılımcılarıyla buluşuyor. 8-9 Kasım tarihlerinde World Stage sahnesindeki gündem, globale yön veren makro trendler olacak ve online’da buluşacağız. 10-11-12 Kasım tarihlerinde ise Zorlu PSM’de bir arada geleceğiz. Inspiration sahnesinde ilham verici iş modelleri, yaratıcı dünyadan içgörüler, güncel toplumsal analizler ve özlediğimiz performanslarla fiziksel birlikteliğin keyfini süreceğiz. MasterClass sahnesi ise akademik beklentilere sahip ve güncel kampanyaların ardındaki stratejileri öğrenmek isteyen Brand Week İstanbul katılımcıları için online bir program sunacak.

 

  • Brand Week İstanbul bu yıl bazı tanıdık yüzleri bir kez daha sahneye çıkarıyor. Geçmiş dönemlerin sevilen konuşmacılarından Jose Miguel Sokoloff, Bernard Marr ve Profesör Jonah Berger yeni gündemlerle yeniden bizimle. Sokoloff, yıllar önce yaratıcılıkla gelen toplumsal dönüşümü anlatmıştı; bu kez ana akım çağrılara meydan okuyarak “kutunun içinden” düşünmeye çağıracak bizleri. Teknoloji fütüristlerinden Bernard Marr’ın gündeminde ise yapay zekânın sektörel uygulamaları olacak. 50 farklı endüstriden vaka örnekleri çalışan Marr, otomasyona ve akıllı teknolojilere en çok direnen endüstrilerde bile değerli içgörülere ve deneyimlere sahip. Jonah Berger’e gelince… Tüketici psikolojisini pazarlama disipliniyle birleştiren Berger bir fikrin ya da mesajın zihinlerde nasıl kalıcı olabileceğine ve kültürün bir parçası haline getirilebileceğine yönelik araştırmalarının yanına, bu kez değişime direnenlerin bariyerlerini nasıl yıkabileceğimize dair önerilerini ekliyor.

  • Sürdürülebilirlik, aktivizm ve marka amacı iş dünyasının en önemli gündemleri arasında. Peki, bu gündemler nasıl daha sistemik, kalıcı ve samimi hale getirilebilir? Anlamlı, ilham verici ve pozitif etki yaratan marka vakaları Brand Week İstanbul'da.
    Kadın tüketiciler ne ister? Toplumsal cinsiyet eşitliği yaratıcı endüstrilerin uzun zamandır gündeminde. Artık reklamları da içine alan popüler kültür yapıtlarında ev içi emeğin paylaşıldığını, yönetim katında daha fazla perspektifin temsil edildiğini görüyoruz. Peki, bu güçlenme hikâyeleri yeterli mi ya da kadın tüketicileri tatmin edebiliyor mu? Pretty Little Head kurucuları Jane Cunningham ve Philippa Roberts’a göre yanıt olumsuz. Binlerce kadın tüketiciyle yaptıkları araştırmaların notlarını ve daha samimi iletişim mesajlarının nasıl kurgulanması gerektiği yönündeki önerilerini, Cunningham ve Roberts, Kasım ayının ikinci haftasında paylaşacak.

  • Teknoloji insan eylemine tarih boyunca eşlik etti. Bu beraberlik, kimi zaman yaratıcı sonuçlar doğurdu kimi zamansa istenmeyen trajediler… 21’inci yüzyılda her iki ucu da yoğunlaşmış bir şekilde tecrübe ediyoruz. Bir yanda zihinsel ve fiziksel yetkinliklerimizi güçlendiren ve yepyeni algı kapıları açan yaratıcı teknolojiler, bir yanda gözetim kapitalizmine ve algoritmik önyargılarla ayrımcılığa yol açan şeffaflıktan uzak teknolojiler… Bir yanda uzakları yakın eden ve dijital toplulukları kaynaştıran misyon temelli teknolojiler diğer yanda kutuplaşma ve yalan haberlerle insanları birbirinden ayıran teknolojiler… Her iki senaryonun olası sonuçlarını dijital haklar aktivisti ve yazar Lizzie O’Shea, University of California Perceptual Engineering Laboratuvarı Direktörü Misha Sra ve Wikipedia kurucusu Jimmy Wales’le düşleyeceğiz.

  • Pandemi nedeniyle yaşam uzaktan bir seyir izlerken, yaşamsal önceliklerimizi ve değerlerimizi gözden geçirirken bulduk kendimizi. Anlam ve amaç, bireyin repertuarında da hiç olmadığı kadar güçlü. Yorgun, eleştirel, zihin sağlığımız için endişeli ve yeni başlangıçlar konusunda meraklıyız. İşte tam bu noktada “Yaratıcı bir hayat nasıl yaşanır?” sorusu beliriyor. Yale Üniversitesinin en uzun soluklu seminerlerinden birini veren tarihçi Craig M. Wright, bu soruyla birlikte dehalar dünyasında bir gezintiye çıkaracak Brand Week İstanbul katılımcılarını. Küçük bir spoiler: Yaratıcı bir hayata sahip olmak için dahi, yetenekli ya da cesur olmanıza gerek yok! Yanında, biraz da kara mizah istiyorsanız PreachersNSneakers hareketinin kurucusu Ben Kirby’nin dünyevi hazlara kapılan ruhani liderler hakkındaki içgörülerine de bir göz atın deriz.

Copyright © 2021. Tüm hakları saklıdır.
Kapital Medya Hizmetleri AŞ

Üyelikten ayrıl
Bu ileti size INBOX aracılığıyla gönderilmiştir.